Psikiyatri Hastaları ve Oruç

Her sene ramazan ayında hastalarımızın bir çoğu oruç tutup tutamayacaklarını sorarlar.
Psikolojik tedavi gören insanlarımızın bir kısmının kullandığı ilaçların kanda çok dengeli olması gerekir.
Örneğin “Manik Depsesif ” rahatsızlıkta sürekli ilacı kullanması gerekir. Bu hastalık nöbet nöbet bazen depresyon bazen manik atakla tekrarladığından devamlı ilaç almak gerekir. Hakeza hem epilepsi ( Sara) olan hem de psikiyatrik tedavi gören insanlarımızın da aksatmadan ilaç almaları gerekir. Oruç la beraber vücuttaki metabolizma açlığa göre düzenlenir.Kandaki elektirolitler ( Sodyum, Potasyum, Kalsium…) mineral ve vitaminlerin seviyeleri ve oranları değişir.
Kullandıkları ilaçların etkileştiği proteinlerin miktarı değişebilir. İlaçların kan seviyeleri bozulabilir. Bu nedenle bu hastalarımızın oruç tutmaları uygun olmaz.
Ayrıca ramazanda gece uykusunun bölünmesi söz konusudur.( Sahura kalkarak) “Manikdepresif “ bozuklukta bazen bir iki gün uykusuz kalmak bile “manik atağı” tetikliyebiliyor.Uykusuzluğun hastalıkları tetiklediği durumlarda da sahura kalkmamak gerekir.
Şeker, tansiyon, kalp ve diğer organik hastalıkların yanı sıra psikiyatrik hastalığı olanlardan bazılarının oruç tutması uygun değildir.
Ağır depresyonlarda, Panik Ataklarda ve sürekli kaygı bozukluklarında da oruç tutmak gerekmez.
Kişi mutlaka oruç tutmak istiyorsa bunu devamlı gittiği doktoruna danışmalıdır. Doktor müsaade etmiyorsa tutmamalıdır.
Yukarıdaki durumlar haricinde bir hastanın hastalığının hafif olduğu veya hafiflediği durumlarda doktoru da uygun görürse oruç tutabilir.
Ramazan ayında bazı “Alkol dostları” alkolü birden bırakabilmektedirler. Bir kısmında kesilme belirtileri olabilir. Titreme,terleme,sinirlilik,uykusuzluk,gerginlik vs. Bir kısmında bunlara ilave olarak ciddi nöbet olmaktadır.(Deliryum tremens ) ve burada kişinin bilinci bulanıklaşmakta, ciddi davranış ve uyum bozuklukları, epilepsi nöbetleri , halüsünasyonlar , koma belirtilerine varana kadar tıbbi durumlar ortaya çıkabilmektedir.
Bu nedenle alkol sorunu olanların; “ geçmiş yıllarda ramazanda alkolü bıraktıkları halde , hiçbir şey olmamışsa dahi” bir doktor gözetiminde bunu yapmaları daha doğru olur.Çünkü “Deliryum “ olursa % 10-15 oranında ölümle sonuçlanan durumlar ortaya çıkmaktadır.
Ramazan ayının manevi iklimini hissetmek isteyen hastalarımız oruç tutamıyorlarsa da; iftarlara giderek diğer ramazan etkinliklerine katılarak bu havayı soluyabilirler…
Diğer yandan ramazan özellikle “hoşgörü ayı” olduğu vurgulanır.Açlık nedeniyle kan şekeri düşen,fizyolojisi ve ruhsal durumu bir an bozulan insanlara da anlayış gösterilmelidir. Kişide ciddi davranış değişikliği oluyorsa; kendine ve çevresine zarar veriyorsa orucu tutmamalıdır.
İnsanlarımızın oruç tutsun, tutmasın bir birlerine saygılı olması çok önemlidir.Neden tutuyorsun veya neden tutmuyorsun sorularını sormak yerine anlayışlı ve saygı esas olmalı oruç tutanlarda oruç tutmalarında dolayı bir ayrıcalık beklememeliler…
Ramazanın ruhuna uygun olarak, ekonomik durumu iyi olanlar mutlaka yoksullara destek olmaları toplumsal yardımlaşma, dayanışma, paylaşma,sevgiyi,saygıyı artırır.İnsanlar yalnız çaresiz olmadıklarını görür bir nebze da olsa rahatlarlar.Toplumun basıncıda azaltılmış olur.

Facebook'da PaylaşShare on Facebook
Posted in Makaleler.