Bipolar Hastaların Düzenli Bir Yaşamı Olmalı

onbeşyirmibeş on5yirmi5.com

Bipolar hastaların düzenli bir yaşamı olmalı

Bipolar bozukluk bilinen adıyla “Manik Depresif bozukluk”, toplumda yaygın olarak görülen psikolojik bir rahatsızlık.

SAĞLIK .
bipolar hastaların düzenli bir yaşamı olmalı

Tuba OLGAÇ’ın röportajı

Abartılı davranışlarla seyreden bipolar bozukluk, hastalar ve yakınları için büyük bir çile… Kişiler bazen yerlerinde duramazken bazen de günlerce depresyondan çıkamayabiliyor. Bir anda gülüp kısa bir süre sonra ağlayabiliyorlar. Davranışlarını kontrol etmekte güçlük çekiyorlar. Çok neşeli dediğimiz birçok insanda bipolar bozukluk görülebiliyor. Peki tam olarak nedir bu bipolar dediğimiz şey? Kimlerde görülür, genetik midir? İlaçsız bir tedavi mümkün müdür? Bu konuyu DEPAM Depresyon ve Panik Atak merkezinden Doktor Nihat Kaya ile konuştuk…

Bipolar bozukluk nedir? Tanısı nasıl konur?

Eski isimlendirme ile,”Manik depresif” hastalıktır. Bipolar demek, iki uçlu demektir. Yani; bir ucunda depresyon diğer ucunda Hipomani yada mani vardır. Bazen de  karışık olarak bir arada olan bir hastalıktır.

Depresyon dönemi, klasik depresyonlara göre daha uzun ve ağır seyreder. Yaşamdan zevk alamamak, mutsuzluk, aşırı bir halsizlik ve uyuklama hali, bazen yataktan kalkmadan günlerce uyuma durumu, aşırı duygusallık ve çabuk ağlama, sabırsızlık ve ani öfkeler, sinirlilik halleri, iştahta azalma ya da aşırı yemek yeme, cinsellikten soğuma, yalnızlaşma, kimseyle görüşmeme, sorumluluklarını yerine getirememe, intihar düşünceleri, her şeyin boş ve anlamsız gelmesi, alkol, kumar, madde, internet  bağımlılığı gelişmesi  riski bu dönemde yüksektir. Kişi adete “yaşayan bir ölü “gibidir. Hipomani ve manide ise tam tersi özellikler ortaya çıkar.

SÜREKLİ GÜLER, EĞLENİRLER

Bazı günler içimiz içimize sığmaz çoşkulu, enerjik, heyecanlı, sürekli oradan oraya koştururuz. Herkesi neşelendirir güldürürüz. Hayata toz pembe bakarız. Sürekli üretiriz, girişimcilik yönümüz artar. Bu özelliklerimiz sürekli olabilir.

Yapı olarak doğamız böyle şekillendirilmiş olabilir. Bu tip insanlarımız çok sempatik sıcak, sevecen olurlar, neşeleri bulaşıcı olur, her girdikleri ortamda yüzleri güldürebilirler, çok muziplikler yaparlar. Taklit yetenekleride fazla gelişmiştir. Karşı cinsi çok çabuk baştan çıkarabilirler, bu tip insanlara ”Hipomanik” denmektedir. Hipomani çevreyle ciddi bir problem yaşamaz…

Manide ise duygu durumunda abartılı hareketler vardır. Gerçek durumuyla uyumsuz bir iyilik, neşelilik halidir. Her şey çok güzel ve zevklidir, hayattan müthiş bir zevk alınır. Kişinin içi içine sığmaz. Sürekli güler, eğlenir kahkahalar atar.

KENDİSİNİ ÇOK ÖNEMLİ GÖRÜR

Şarkı, türkü, ilahi söyler, eğlenir, oynar, dans eder kimseyi umursamaz. Bazen engellendiğinde kızar, taşkınlık gösterir, küfreder. Manik insan kendini çok değerli ve büyük görür. Megolomaniktir. Her şeyi o bilmektedir, önemli projeleri, düşünceleri vardır. Birileri kendisini çekemiyordur. Düşüncelerin akışı ve çağrışımları çok hızlanır. Kafiyeli konuşur; zihni çok açılır, hafızası saat gibi çalışır. Dikkati çok çabuk dağılır her şeyi görür ve ilgilenir. Bir konuya tam yoğunlaşamaz. Bazen gerçeğin dışına çıkılır.

“Ben erdim, peygamberim, mehdiyim, Atatürk’üm ülkeyi, insanlığı kurtaracağım” diye hezeyanlar ortaya çıkar. Hezeyanlarına uygun sesleri işitebilirler(Halüsünasyonlar ). İzlendiğini kendisine komplolar kurulduğunu söyleyebilirler. Her tarafı araştırır, şüphe ile bakar bazen polise başvurur takip edildiğini söyler. Bu durumda olan manik hastalar yanlışlıkla şizofren damgası yiyebilirler, oysa mani düzelince bu “psikotik belirtilerde” düzelir…

MAKİNALI TÜFEK GİBİ KONUŞURLAR

Manik insan sürekli konuşur, makinalı tüfek  gibidir. Eskiler buna”İshal i Kelam” derlermiş. Konular bir birinden kopuktur, fikir uçuşmaları vardır. Hareketleri çok artar, yerinde durmaz, sürekli gezer, seyahate çıkar, tanımadığı insanlarla bile hemen samimi olur.

Şiirler, öyküler yazmaya başlar, resimler çizer, yeni atılımlar yapar, riskli davranışlara girer, aşırı ve  gereksiz para harcar. Kendisini ilgilendirmeyen konulara da bulaşır, başını derde sokar. Aşırı alkol, sigara tüketebilir. Çok hızlı  ve tehlikeli araba kullanır. Büyük yatırımlara girip zarar edebilir. Ani bir kararla boşanıp yeniden evlenebilir.

HASTA OLDUĞUNU KABUL ETMEZ

Uykusu çok azalır, 1 saat bile uyuyamayabilir lakin uykusuzluktan yakınmazlar. Cinsel dürtüleri, istekleri çok artar. Ayırım yapmaksızın cinsel ilişkiye  girebilirler, çok konuşmaktan dolayı sesleri kısılabilir, aşırı hareketten dolayı kilo kaybedebilirler.

Mani tablosunda olan kişi hastalığını kabul etmez. Bunun için çevrenin anlayışlı, nazik  bir biçimde yaklaşıp onu ikna ederek doktora götürmeleri gerekir. Bu şekilde hasta ikna edilemezse ne şekilde tedavi ettirilebileceği bir psikiyatriste danışılarak öğrenilmelidir. Mani bir nöbettir ve baskılanabilir, tekrarlanmasın diye koruyucu ilaçlar kulanmak gerekir(mizaç düzenleyiciler).

Mani nöbetindeki  insanın davranışları kişinin kontrolü dışında gelişir. Hasta yakınlarının suçlayıcı yargılayıcı  yaklaşmamaları gerekir. Hastaya yapılabilecek en iyi yardım bir an önce tedavisine yönlendirmektir.

Bipolar bozukluk ağırlıklı olarak hangi yaş grubunda görülür? İki uçlu duygu durum bozukluğunun genetik geçişliliği olduğu söylenir bu doğru mudur?

Her yaş grubunda görülebilir.  En sık 15-25 yaş arasında yoğunlaşır. Genetik yatkınlık çok belirgindir. Ailesinde aynı hastalık ya da başka bir duygu durum bozukluğu olan bireylerde daha sıklıkla görülür. Ama mutlaka her bireyde olacak diye bir geçiş yoktur.

Manik ve depresif faza geçişlerde hastalara nasıl davranılmalıdır?

Hasta yakınlarının bu hastalık hakkında bilgilenmeleri çok önemlidir. Belirtilerini tanımaları ve gidişatın nasıl olacağını tahmin  edip, önceden  önlem almaları  elzemdir. Hastalığın biyolojik kökenli olduğu ve hastaların kontrolünde olmadığı gerçeği iyi kavranmalıdır. Hastalarına sevgiyle, şefkatle, tatlı dille ama açık ve kararlı bir dille yaklaşsınlar.

Zıtlaşmasınlar, inatlaşmasınlar. Hele hele fiziksel şiddete baş vurmasınlar. Doktorlarla mutlaka iletişim halinde olmalılar. İlaç kullanımında ve doktor seanslarında mutlaka onlara destek olmalılar. Özellikle depresif dönemde çok unutkan olduklarından, hasta yakınları ilaçlarını takip etmeliler.

Bipolar bozukluğun tedavisinde nasıl bir yol izlenir? Tedavide yeni gelişmeler var mıdır? İlaçsız tedavi mümkün müdür?

Bipolar hastalık, şeker ve tansiyon hastalığı gibi devamlı ilaç kullanmayı gerektiren biyolojik genetik kökenli bir hastalıktır. Tedaviden esas amaç kişinin depresyon, hipomani ve mani yaşamamasıdır.

Tedaviye rağmen bazen bu gerçekleşmeyebilir. Farklı tedavi seçenekleri devreye sokulur. Bugun için geliştirilen çok iyi ve yan etkisi az ilaçlar vardır. Güvenle kullanılabilir. İlaçsız tedavi mümkün değildir.

Depresif fazda görülen intihar eğilimlerini engellemede ilaç tedavisi yeterli midir?

Tedaviden beklenen kişinin depresyona girmemesidir. Onun için koruyucu-önleyici tedaviler devamlı olmalıdır.  Buna rağmen depresyon ve intihar eğilimi varsa ve yoğunsa, mutlaka hastaneye yatırıp; ilaçlara göre daha az yan etkiye sahip elektro şok tedavisi uygulanmalıdır.

Bu bozukluğu yaşayan insanların sıradışı olduğu söylenir. Özellikle ünlü ressam, müzisyen ve yazarlarda bu bozukluğun görülmesi dikkat çekicidir. Bipolar bozukluğa sanatçı hastalığı demek mümkün müdür?

Bu insanlar çok renkli,sanatsal ve “yaratıcı” özellikleri olan  sıradışı kişilerdir. Van Gogh, Salvador Dali, Dostoyevski, Michalengelo bu hastalıktan muzdarip  ama iz bırakmış insanlardır.

Bipolar bozukluk yaşayan hastalar çevreleri için tehlike arz ederler mi bu kişiler sosyal yaşantılarını sürdürebiliyorlar mı ve hangi hallerde gözetim altında tutuluyorlar?

Bipolar hastalar kendilerine çok engel olunduğunda, sert konuşulup  aşağılandıklarında agresif olabilirler (tıpki “normal” insanlar gibi). Onlarla çok açık, dürüst, net konuşmak gerekiyor.

Depresyon döneminde  çoğunlukla “atıl” durumdadırlar. İşlerini yapamazlar, sorumluluklarını yerine getiremezler. Bu nedenle onlara yardımcı olmak ve beklentileri azaltmak şarttır. Yanlarında olduğumuzu her zaman hissettirmek ve destek olmak tedavilerini olumlu etkiler.

Mani döneminde, çoğunlukla hastalıklarını kabul etmediklerinden ve çok coşkulu ,keyifli olduklarından “kafasına göre” hareket ederler.

Aşırı alış veriş yaparlar, ellerine  fazla para ve kredi kartı vermemek, ama harçlıksız da bırakmamak  gerekir. Bu dönemde ne yapıp edip tedaviye yönlendirmek ona yapılacak en büyük iyiliktir. Çoğunlukla tedaviyi reddederler, kaçarlar. Kanuni ve hukuki  bazı yolları kullanmak gerekirse, doktorla istişare  halinde uygulamaya geçmek doğru olur. Mani döneminde artmış, abartılı bir yaşam söz konusudur. Hastayı ikna edecek, ya da sözünü dinleyecek, belki korkacağı  aile ve arkadaş-dost çevresinden birisiyle tedaviye  götürmek gerekebilir.

 Bipolar bozukluk yaşayan kişilere ne gibi önerilerde bulunabilirsiniz

Manideyken söz geçiremezsiniz; depresyonda iken ve normal  haldeyken onları bilinçlendirmek önemlidir. Hastalık kişinin elinde ve iradesinde olmadığından ve sık tekrarlayabildiğinden devamlı ilaç kullanmaları gerektiği anlatılmalı ve ikna edilmelidir.

UYKUSUZ KALMAMALILAR

Asla uykusuz kalmamalılar, gece işlerinde çalışmamalılar. Uykusuzluk bu hastalığı tetikler. Düzenli bir iş ve yaşamlarının olması sağlanmalıdır. Çok yetenekli ve zeki, yaratıcı insanlardırlar.

on5yirmi5.com

Facebook'da PaylaşShare on Facebook
Posted in Makaleler.