Aile İçi Şiddet

Bahar Yorgunluğu, Bahar Depresyonu ve Doğal Uygulamalarla Tedavisi
6 Haziran 2017
Babalar ve Çocuklar
6 Haziran 2017

Şiddet sadece fiziksel değildir. Sözlü ve tavırlı-davranışsal şiddet de söz konusudur. Eşine, çocuğuna, memuruna işçisine vs. sürekli bağıran, azarlayan birinin de yaptığı şiddettir.

Bazı insanlar sorunların çözümü için, yada bir yönetim, eğitim tarzı olarak şiddeti benimseyebiliyorlar.

Şiddetin en fazla görüldüğü yerlerin başında aile ortamı gelmektedir.Aile içi şiddet ‘e en fazla çocuklar sonra kadınlar maruz kalmaktadır.

Ebeveynler gerek birbirleriyle olan çatışmalarından doğan öfkeyi, gerekse günlük yaşamdaki  streslerini en fazla çocuklarına yansıtmaktadırlar. Onlar savunmasız ve masum olduklarından ebeveynlerin en kolay hedefi olmaktadırlar.

 

AİLE İÇİ  ŞİDDET NEDENLERİ NELER OLABİLİR ?

 

  • Anne- baba geçimsizliği
  • Aile de ekonomik sorunlar
  • Ciddi kişilik problemleri

(Psikopat, bordurlayn kişilikler, bağımlı-pasif vs.)

  • Değişik psikiyatrik rahatsızlıklar ( Aile bireylerinden birinin veya bir çoğunun)
    • Depresyon
    • Kaygı ve stres bozuklukları
    • Kişilik bozuklukları
    • Fiziksel ciddi rahatsızlıklar
    • Bunama
    • Fiziksel rahatsızlıklara bağlı davranış ve uyum bozuklukları
  • Aldatılma yada aldatmalar
  • Alkol- uyuşturucu- uyarıcı- kumar bağımlılıkları
  • Erkeğin eve hep geç gelmesi
  • Aile yakınları ve diğer çevrenin aileye müdahele etmeleri
  • Bireylerin kültürlerinde ve model aldıkları insanlarda şiddetin bir yol- yöntem olarak var olması…
  • Üvey anne- babanın çocuklarına baskısı

“ Kızını dövmeyen dizini döver”

“ Kadının karnından sıpayı, sırtından sopayı eksik etmeyeceksin” anlayışı buna bir örnektir.

 

AİLE İÇİ ŞİDDET ÇOCUKLAR VE GENÇLERİ NASIL ETKİLER ?

 

Aile içi şiddetten çocuklar ve gençler büyük yara almaktadır. Sürekli horlanan, eleştirilen, aşağılanan çocukta iki türlü davranış gelişebilir.

  • Aşırı çekingen, pasif ve özgüvenden yoksun
  • Hırçın, agresif, kural tanımayan ve geleceğin psikopatları…

 

Çocuklar atacağı her adımda büyüklerinin gözlerinin içine bakar, en küçük bir

Harekette hemen sıçrar, tedirgin olur her an dayak yiyeceği korkusu yaşayabilir. Bazı gençler

Çocuklar evden kaçar, sokak çocuklarına bekleyen her türlü tehlikenin tehdidini kucağına düşerler.

Genç kızların bir kısmı şiddet ortamından kurtulmak için erken evlilik yapar fakat “yağmurdan kaçarken doluya tutulabilir” bir kısmı fuhuş batağına saplanır.

Erkek çocukların bir kısmı babaya tepkiden dolayı hemoseksüel olur.

Kızların bir kısmı erkeklerden nefret eder ve sağlıklı karşı cins ilişkisi  kuramaz. Bazıları cinsel ilişki kuramaz, bir gurup  sürekli erkekleri peşinden sürükler, fakat son anda onları “tekmeler” adeta babadan intikam alır.

Gençlerin bazıları yollardaki arabaların camlarını kırarlar, kaportalarını çizerler… uyuşturucu batağına marjinal guruplara saplanabilirler….

 

ÇOCUKLAR VE GENÇLER NE YAPABİLİRLER ?

 

Çocuklar her konuda çok şanssızlar aile bireylerinden insaflı ve mantıklı olan birinin çocuğa el atması gerekir. Diğer yakınlarından yardım alınabilir.

Devlet resmi kurumlarına başvurulabilir.

  • Sürekli bir şiddet akımı varsa ve düzelmeyecekse kesinlikle boşanmak gerekir.
  • Şiddeti kanıtlayabilmek için doktor raporuna ihtiyaç vardır.

 

Psikolojik durumlar için çocuk psikologlarından rapor alınabilir.

Gençler mahalli yönetimlerin ilgili birimlerine başvurup, rehberlik ve danışmanlık

hizmeti almalılar.

Ebeveynlerin şiddetine karşı koyamıyorsalar; çalışıp kendi ortamlarını yaratabilir, okullarına uzakta okuma imkanları varsa evden uzaklaşabilirler.

Aile içi şiddet toplumun her kesiminde değişik oranlarda görülmektedir. Çünkü kültürel alt yapımız buna müsaittir.

Geleneksel değerlerin böyle olduğu yerlerde ve  nedenlerini  yukarıda sıraladığımız durumlarda fazlasıyla görülmektedir.

 

            ŞİDDETE BAŞVURAN ANNE-BABALAR-ÖĞRETMENLERE NE YAPILMALIDIR ?

Tespit edilenler zorunlu olarak tedavi edilmeli ve rehabilitasyon sürecinden geçirilmeliler.     Tekrarı halinde ise cezalandırılmalılar.

Toplumsal olarak yazılı- görsel, sanatsal her türlü aktivitelerimizden şiddeti dışlamalıyız.

İletişimin şiddetsiz ve  konuşmaya ,uzlaşmaya, hoşgörüye, saygıya  dayalı olarak daha iyi yerleştiğini göstermeliyiz.

Şiddet içeren görsel materyellerin gösterilmesine engel olunmalı.

Sevgi, yardımlaşma, paylaşma, tolerans, özgüven esas alınmalıdır.

Devletin sosyal- ekonomik kültürel-sportif faaliyetleri toplumun her kesimine yayması gerekir. Anne-baba ve aile içi iletişim okulları açılmalı ve çocuğu olan ebeveynlere bu okul zorunlu olmalı, Aynı zamanda teşvik edici, ödüllü bir sistem konulmalıdır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir